Pangea Kültür Nasıl Doğdu?

Pangea Kültür Nasıl Doğdu?

Pangea Kültür, klasik yayıncılık kalıplarına bir itiraz olarak doğdu. “Kitabını yayımlatmak isteyen yazar neden önce para ödemek zorunda kalsın?” sorusu, bu yolculuğun ilk cümlesiydi. Yazarın müşteri, yayınevinin satıcı olduğu modeller yerine; yazarı üretici olarak gören, süreci şeffaf yürüten bir yayın anlayışı hedeflendi.

Bu düşünce, tek bir ihtiyaçtan doğmadı. Yıllar boyunca dosyasını yayınevlerine gönderen ama ya hiç cevap alamayan ya da yüksek ücretlerle karşılaşan pek çok yazarın hikâyesi birikti. Ortak dert şuydu: “Sözüm var ama param yok.” Pangea Kültür, bu cümleyi başlangıç kabul etti.

Kuruluş fikri basitti: Yazardan ücret alınmayacak. Yazar, kitabını yayımlatmak için para ödemeyecek. Dosyasını teknik şartlara uygun hazırlayacak; uygunsa yayımlanacak.

Pangea’nın bir diğer ilkesi şeffaflıktır. Ne yapılır, ne yapılmaz baştan bellidir. Mizanpaj ve kapak şablonları açıktır. Dosya uygunsa yayımlanır. Teknik desteğe ihtiyacı olana, makul ücretle mizanpaj ve kapak hizmeti sunulur.

Pangea, büyük olma hayaliyle değil; adil olma iddiasıyla yola çıktı. Amacı piyasada yer kapmak değil, yazara kapı açmaktı. Parası olana değil, sözü olana açık bir kapı.

Pangea Kültür’ün doğuşu, bir markanın değil; bir ihtiyacın hikâyesidir. Yazmak isteyen ama parayla sınanan herkes için açılmış bir kapının adıdır.